Osmanlı’da Turizm

Osmanlı’da Turizm

Osmanlı devleti zamanında turizm faaliyetleri I. Dünya savaşının ardından başlamıştır. Savaş sırasında Almanya ile kurulan ittifak neticesinde turizm faaliyeti canlanmıştır.  1916 yılında hava değişimi ve farklı yerleri görme arzusu ile yola çıkan bir grup Alman turistin İstanbul’u ziyaretine gelmiştir. İstanbul’a gelen turistlerden biri olan Ernest Erman Babıali’ye mektup göndermiştir. Bu mektup içeriğinde Osmanlı coğrafyasının barındırdığı güzelliklerden ve bölgedeki önemli tarihi eserlerden bahsetmiştir. Turizmin geliştirilmesinin gerekli olduğu tavsiyesinde bulunmuştur.  Bu mektup neticesinde Talat Paşa bakanlık ve İstanbul Şehremini (günümüzün  belediye başkanı) ile görüşmeler yapmış ve turizmin gelişmesi için tedbirler alınmasını buyurmuştur

 

Görüşmeler sonucu alınan karar ile tarihi eserlerin bulunduğu konuma otel ve eğlence yerleri kurulması netleştirilmiştir. Ayrıca bu mekânlara giden yolların iyileştirilmesine karar verilmiştir. Kaplıcaların da ıslah edilmesi üzerinde yoğunlaşılmıştır. Yabancı turistlerin ülkeye çekilebilmesi için vali yardımcısı başkanlığında bir turizm heyeti kurulup bu heyetin yaptığı çalışmaları Dahiliye Nezareti’ne bildirilmesi istenmiştir.  Heyetin oluşturduğu raporda turizm merkezinin İstanbul ile sınırlı tutulmasının gerektiği vurgulanmıştır. Ayrıca diğer iller için turizm politikası oluşturulmazken sadece Avrupalı turistleri dikkate alacak rapor oluşturulmuştur.

 

Abdülhamit döneminde de dini turizmi canlandırmak amacıyla çalışmalar yapılmış fakat uygulanmamıştır. İstanbul’da turizmin canlanması için Almanya ve Avusturya ve İsviçre’de yaşayan Türk yazarlardan İstanbul’un 1500 yıllık bir geçmişinin olduğu, Bizans ve Osmanlıya başkentlik yaptığı, dünyanın hiçbir yerinde olmayan boğaz manzarasının bulunduğu gibi cezp edici özelliklerini vurgulayarak İstanbul’a itafen övgü içerikli makaleler paylaşmalarını istemişlerdir. Bunun üzerine Ahmet Haşim, Yahya Kemal, Ahmet Hikmet gibi yazarlar gazetelerde İstanbul’a övgüler yağdırmıştır.  İstanbul’u anlatan reklamların yayınlandığı bu gazetelerde Sultanahmet camii ve Galata Kulesi fotoğraflarından yararlanılmıştır.

 

Turizm faaliyetlerinin gerçekleştirileceği alanlar olarak ta Bakanlar Kurulu’nun kararı doğrultusunda Beyazıt, Adalar, Alemdağ, Yuşa Tepesi, Çamlıca, Boğaziçi, Pera seçilmiştir.

Deniz banyoları için yalnız erkeklere mahsus olmak koşulu ile  Kilyos ve Bostancı sahilleri hizmete açılmıştır.

Piknik alanı olarak ise  Belgrat ormanları düşünülmüştür. Yeni bir yazi’da görüşmek üzere dostlarim…

 

Yazar: Sibel E