10 Kasım Ulusal Yasımız, Mustafa Kemal’in teslim-i ruh eylemesi!

Beni görmek demek, mutlaka yüzümü görmek demek değildir; benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız, bu yeterlidir.”
M. Kemal Atatürk

 

 

Bu yazımızda  aramızdan ayrılışının 79. yıl dönümü olan Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün ne kadar iyi bir lider ve unutulmaz bir önder olduğunu bir kez daha sizlerle paylaşmak istiyoruz. Hala acısını yüreklerimizin en derininde hissettiğimiz 10 Kasım gününü 79 yıl geçmesine rağmen dinmeyen bir acı ile yaşıyoruz. ülkemizin ve milletimizin Ulu Önderi Gazi Mustafa Kemal’in vizyonun benimsemiş evlatlarıyız. bitmeyecek bir saygı ve dinmeyecek bir özlem ile Önderimizi her yıl 10 Kasımda derin bir üzüntü ile anıyoruz. Her yıl olduğu gibi 1938’den bu yana artan bir özlemle ve eksilmeyen saygı ile yolumuza devam ediyoruz.

Cumhuriyetimiz’in kurucusu  ve ilk Cumhurbaşkanımız Mustafa Kemal Atatürk doktorların tüm çabalara rağmen 10 Kasım 1938 Perşembe sabahı saat 09.05’te İstanbul Dolmabahçe Sarayı’nda hayata gözlerini yumdu. Büyük bir tören ile cenazesi  İstanbul’dan Ankara’ya uğurlandı. Atatürk 21 Kasım 1938 günü Ankara’da yapılan büyük bir törenle Ankara Etnografya Müzesindeki geçici kabrine konuldu.  ölümünden 15 yıl sonra 10 Kasım 1953’te imdi ki istirahat yeri olan Anıtkabir’e nakledilerek toprağa verildi.

10 Kasım 1938 günü saat 9.05’te yaşamını yitiren Mustafa Kemal Atatürk’ün anısına düzenlenen Atatürk Haftası;

Atatürk’ün ülke sevgisini, fikir ve duygularını, İnkılap ve ilkelerinin anlatıldığı, radyo ve televizyonlarda kendi sesinin yayınlandığı ve Atatürk ile ilgili filmlerin gösterime girdiği haftadır. bu etkinlikler 10 Kasım- 16 Kasım  tarihleri arasında yapılır.  Her 10 Kasımda Anıtkabir ziyaret edilir, başkent Ankara’da resmi tören yapılır. Türkiye’nin genelinde de yas tutulur. Ayrıca her 10 Kasım’da tüm araçlar trafikte durarak 4 dakika boyunca korna çalıp anma etkinliklerine destek verir ve tüm bayraklar yarıya indirilir.

 

Doktor Mehmet Kamil Berk’in İstanbul Üniversitesi Tıp Tarihi Müzesine bıraktığı ve 1955’te yayınlanan notlarında
Atatürk!ün ölüm saatiyle ilgili olarak “…Son koma, vefatından takriben iki gün evvel gelmeye başladı.. Ve tatbik edilen tedavilere ve daimi oksijen koklatılmasına rağmen 10 teşrini sani 1938’de saat 9’u 5 geçe teslim-i ruh eyledi. Çenesini ipek mendili ve ayak başparmaklarını bir pansuman sargıyısla bağladım” diye yazılmıştır.

 

  • Özgürlük ve bağımsızlık benim karakterimdir. Ben milletimin en büyük ve ecdadımın en değerli mirası olan bağımsızlık aşkı ile dolu bir adamım. Çocukluğumdan bugüne kadar ailevî, hususî ve resmî hayatımın her safhasını yakından bilenler bu aşkım malumdur. Bence bir millete şerefin, haysiyetin, namusun ve insanlığın vücut ve beka bulabilmesi mutlaka o milletin özgürlük ve bağımsızlığına sahip olmasıyla kaimdir. Ben şahsen bu saydığım vasıflara, çok ehemmiyet veririm. Ve bu vasıfların kendimde mevcut olduğunu iddia edebilmek için milletimin de aynı vasıfları taşımasını esas şart bilirim. Ben yaşayabilmek için mutlaka bağımsız bir milletin evladı kalmalıyım. Bu sebeple milli bağımsızlık bence bir hayat meselesidir. Millet ve memleketin menfaatleri icap ettirirse, insanlığı teşkil eden milletlerden her biriyle medeniyet icabı olan dostluk ve siyaset münasebetlerini büyük bir hassasiyetle takdir ederim. Ancak, benim milletimi esir etmek isteyen herhangi bir milletin, bu arzusundan vazgeçinceye kadar, amansız düşmanıyım. Mustafa Kemal Atatürk
  • Gençler cesaretimizi takviye ve idame eden sizlersiniz. Siz, almakta olduğunuz terbiye ve irfan ile insanlık ve medeniyetin, vatan sevgisinin, fikir hürriyetinin en kıymetli timsali olacaksınız. Yükselen yeni nesil, istikbal sizsiniz. Cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve yaşatacak sizsiniz. Mustafa Kemal Atatürk
  • Yüksek Türk! Senin için yüksekliğin hududu yoktur. İşte parola budur. Mustafa Kemal Atatürk

Yazar: Sibel E